Elektrikli ve Hibrit Araçlar

Merhaba

Bu yazımda gün geçtikçe daha çok duymaya başladığımız elektrikli ve hibrit araçlar ile ilgili temel bilgileri anlatacağım. Soru sormak isterseniz yorum kısmından yazabilirsiniz.

İyi okumalar.

 

Temel olarak elektrikli araçlar için 3 terim yada 3 ana gruptan bahsedilir.

1.HEV  (Hybrid Electric Vehicles)

Kısa tanım olarak yazan HEV, hibrit elektrikli araç demek. Peki bu ne demek?

Hibrit, yani birden fazla yakıt kaynağı ile çalışabilen araç demek. Bu tipteki araçlarda bildiğiniz bir benzin yada dizel motoru zaten var. Onun yanında bir de elektrik motoru bulunuyor.

 

2014-VW-Golf-GTE-04
Hibrit bir Volkswagen’in kaput altı görüntüsü

 

Bu elektrik motoru, kendine ait kocaman bir akü ile besleniyor. Düşük torklarda yada düşük hızlarda araç elektrik motoru ile hareket ediyor. Hız arttığında yada akü bittiğinde içten yanmalı motor çalışarak aracı içten yanmalı motor hareket ettiriyor.

Bu araçlarda alternatör, marş motoru ve elektrik motoru tek bir ünite. Yani ayrıca bir alternatör yada marş motoru yok. Bu da ağırlık anlamında tasarruf sağlıyor. Siz marşa bastığınızda, benzinli motoru elektrik motoru çalıştırıyor. Örnek olarak Volkswgen Touareg ve Jetta verebiliriz.

jetta_hybrid
Jetta Hibrit

 

Bu tip araçlarda herhangi bir şarj portu yok. Yani aracı şarj edemiyorsunuz. Peki akü nasıl şarj olacak?

Bunun için iki yöntem var. Benzinli motor çalışıp aküyü şarj edecek. Yada reküperasyon (enerji geri kazanımı) ile akü şarj olacak.

Reküperasyonü gelecek hafta anlatacağım. Sayfamda takip edebilirsiniz.

2. PHEV,

HEV kısmından da anlaşılacağı üzere bu araçlarda hibrit araçlar. Farkı ise şarj edilebilir olmaları. P (Plug in) demek. Şarj edilebilir olmaları dışında diğer hibritlerden yani HEV’lerden farkı akü kapasitelerinin daha büyük olması. Daha büyük akü, daha fazla menzil demek. Model olarak örneklersek, Volkswagen Golf GTE, Passat GTE, Toyota Pirius, BMW İ8.

Der neue Volkswagen Golf GTE
Şarj edilebilen bir hibrit araç

 

 

3. BEV yada PEV

Battery Electric Vehicle yada Plug in Electric Vehicle yada Pure Electric vehicle olarak da isimlendiriliyor. Bu tip araçlar sadece elektrik ile yol alıyor. Örnekler, BMW İ3, Tesla Model S, Nissan Leaf, Chevy Volt, Volkswagen E-up, E-Golf…..

up0636_0012_up_white_frontview

 

Yani bir pilli oyuncak gibi önce şarj edip sonra da kullanıyorsunuz.

kumandalıaraba

Bu tip araçlarda şu anda en büyük problem bir şarj ile katedilen mesafe ve şarj süresi. Modelden modele değişmekle birlikte bu sınıftaki çoğu araçta menzil 100-200 km arasında değişiyor. Menzilin kısa olması bu tip araçların şehir dışında kullanımına engel oluyor tabiki.

220 Volt ile de şarj etmek isterseniz, şarj süresi epey uzun. Yani “bir mola verelim hem de şarj edelim” den bi kaç kat daha fazla. 5 6 saat mesela. Eğer DC şarj istasyonu varsa, yaklaşık 45 dk da şarj oluyor. Ancak hala çok uzun. Günümüzde bir otomobilin deposunu yakıt istasyonunda 5 dk da doldurup çıkıyoruz. Tabi F1 de bi kaç saniye 🙂

Alonso_Renault_Pitstop_Chinese_GP_2008.jpg

 

Elektrikli araçların piyasada görünmesindeki temel nokta, petrol rezervlerinin tükenmekte olması. Yer altı kaynağı olduğu için aslında petrol üretilmiyor, sadece yeraltından çıkarılıyor.

petrol

Kalan petrol rezervlerinin bitmesi yönündeki haberler insanoğlunu yenilenebilir, yeni enerji kaynakları bulma yönünde zorladığı apaçık. Yıllardır 50 yıllık petrol kaldı deniyor orası da ayrı tabi. Gerçekten ne kadar kaldı bunu bilmek biraz zor. Yeni bir rezerv bulunduğu zaman hesaplar değişiyor.

Her 3 tipteki otomobilde de aracı yürütecek birer elektrik motoru ve aküsü mevcut. Peki Voltaj seviyeleri?

evbattery
Sadece elektrik ile çalışan bir aracın aküsü. Aracın alt kısmına monte ediliyor.

 

Modele göre değişmekle birlikte yoğunluklu  aralık olarak 300-400V DC civarını verebiliriz. İnsan hayatı için 60 V DC üzeri tehlikeli. Bu durumda bu araçlardaki yüksek geriliminde tehlikeli olabileceğini bilmek gerekiyor. Rastgele, bilinçsizce ve yetkisizce aracın elektrik sistemini kurcalamak, kişinin hayatına mal olabilir. Elektrikli yada hibrit araçlarda, aracın etrafında bu durumunu belirten yazılar mevcut. Gerilim seviyesinin yüksek olmasından dolayı bu araçlarda çalışacak kişilerin bazı yetkinliklere sahip olması gerekiyor. Mesela araçtaki yüksek gerilimle nasıl çalışması gerektiğini. Bu da Teknisyenler için yeni tanımların yapılması gerekliliğini ve ülke olarak buna şimdiden hazırlanmamız, gerekirse bazı tanımlamalar veya sıfatlar konması gerekliliğini ortaya çıkarıyor.

Siz siz olun,  bu araçlardaki turuncu kabloları bilinçsizce kurcalamayın, ellemeyin.

Peki bir yıkamacı elektriğe çarpılır mı?  Araçlar yıkamaya karşı dirençli hatta belli oranlarda suyun içine bile düşse yine de izolasyon sağlıyor.Bu konuda endişe etmeye gerek yok.

Fakat acil kurtarma ekiplerinin yani itfaiyenin, kaza sonrası aracın bazı yerlerini kesmesi, riskli nokta. En çok onların bu tip daha detaylı bilgilere ihtiyacı var. Ben itfaiyeleri bilgilendirebilmek, Volkswagen AG nin, acil kurtarma ekipleri için hazırladığı dokümanları paylaşabilmek için uğraştım ancak başarılı olamadım. Türkiye’de, itfaiyeler belediyelere bağlı. Yani bir itfaiye merkezi yok. Bu durumda, bilgilendirmeleri tek tek bütün belediyelere ayrı ayrı yapmak gerek ki o da çok zor. Dernek aradım dernek vasıtasıyla iletişim kurayım diye. Dernekten, Ne telefonlara cevap alabildim ne de maillerime.
Bimer’e de yazdım. Sonuçta bir değişiklik olmadı maalesef.

[polldaddy poll=9366201]